Uluslararası Su Kuyusu Yardım Derneği olarak suyun yalnızca erişilmesi gereken temel bir kaynak değil, aynı zamanda toplumların geleceğini şekillendiren stratejik bir değer olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla yürüttüğümüz çalışmalarımıza gençlerin bilgi, farkındalık ve karar alma süreçlerine katılımını da ekleyerek yeni bir adım atıyoruz.
Derneğimiz tarafından hazırlanan “Yapay Zekâ Çağında Görünmeyen Su İzimiz” adlı Erasmus+ projesi, Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında KA154-YOU Gençlik Katılımı faaliyeti çerçevesinde desteklenmeye hak kazandı. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından yayımlanan 2026 yılı 1. dönem kabul listesinde projemiz 2026-1-TR01-KA154-YOU-000398246 proje numarasıyla yer aldı
Günümüzde su krizinden söz edildiğinde çoğunlukla kuraklık, azalan su kaynakları, temiz suya erişim veya iklim değişikliği gibi doğrudan gözlemleyebildiğimiz sorunlar akla geliyor. Ancak suyun hikâyesinin görünmeyen bir başka boyutu daha bulunuyor.
Günlük yaşamımızda kullandığımız teknolojiler, dijital hizmetler ve yapay zekâ sistemleri de önemli miktarda su tüketen altyapılara dayanıyor. Veri merkezlerinin soğutulmasından enerji üretimine, elektronik cihazların üretim süreçlerinden dijital hizmetlerin arka planındaki altyapıya kadar teknoloji ile su arasında çoğu zaman fark edilmeyen güçlü bir ilişki bulunuyor.
“Yapay Zekâ Çağında Görünmeyen Su İzimiz” projesi tam olarak bu noktadan hareket ediyor. Proje, gençlerin yapay zekâ ve dijital teknolojilerin su kaynakları üzerindeki etkisini fark etmelerini, bu ilişkiyi araştırmalarını ve elde ettikleri bilgileri toplumsal ve politik tartışmalara taşıyabilmelerini amaçlıyor.
Çünkü geleceğin su politikalarını yalnızca bugünün karar vericileri değil, bugünün gençleri şekillendirecek.
Su ilişkilerle doğrudan bağlantılı çok boyutlu bir mesele. kaynaklarının yönetimi yalnızca mühendislik veya çevre politikalarıyla sınırlı bir konu değil. Su; ekonomi, enerji, tarım, teknoloji, şehirleşme, sağlık ve uluslararası
Bu nedenle gençlerin su politikaları hakkında bilgi sahibi olması kadar, bu politikaların oluşturulma süreçlerine katılabilmesi de büyük önem taşıyor.
Erasmus+ KA154-YOU Gençlik Katılımı projeleri, gençlerin toplumsal sorunlara ilişkin çözüm önerileri geliştirmesine ve bu önerileri karar alıcılarla paylaşmasına imkân sağlayan bir yapıya sahip. Türkiye Ulusal Ajansı da KA154-YOU projelerini gençlerin sorunlara çözüm geliştirdiği, yerel, ulusal ve ulusötesi faaliyetlerle politika süreçlerine katkı sunduğu bir gençlik katılımı alanı olarak tanımlıyor.
Derneğimizin projesi de bu yaklaşımı su alanına taşıyor. Gençlerin yalnızca su krizini konuşan değil, su politikalarının geleceğine ilişkin fikir üreten ve bu fikirleri karar alma mekanizmalarına aktarabilen aktif bireyler olmalarını hedefliyor.
Yapay zekâ hayatımızın her alanında hızla yayılırken, bu teknolojilerin fiziksel bir altyapıya ihtiyaç duyduğu gerçeği çoğu zaman gözden kaçıyor. Yapay zekâ modellerinin eğitilmesi ve çalıştırılması için kullanılan veri merkezleri yüksek miktarda enerji tüketiyor ve bu altyapıların işletilmesinde su da önemli bir kaynak olarak karşımıza çıkıyor.
Bu durum bize önemli bir soru yöneltiyor: Dijitalleşirken geride nasıl bir su izi bırakıyoruz?
Bir yapay zekâ aracına soru sormak veya dijital bir hizmet kullanmak günlük hayatımızda son derece basit görünebilir. Ancak bu işlemlerin arkasında çalışan sistemlerin enerji, soğutma, donanım ve altyapı ihtiyaçları bulunuyor. Dolayısıyla dijital dünyanın büyümesi ile doğal kaynakların kullanımı arasında doğrudan bir ilişki oluşuyor.
Proje kapsamında gençlerin bu görünmeyen bağlantıları araştırması ve günlük dijital alışkanlıklarının su kaynakları üzerindeki etkisini sorgulaması hedefleniyor. Böylece su tüketimi kavramının yalnızca musluktan akan suyla sınırlı olmadığı, modern yaşamın ve dijital ekonominin de farklı ölçekte bir su ayak izi oluşturduğu konusunda farkındalık geliştirilmesi amaçlanıyor.
Projenin bir diğer önemli boyutunu Avrupa Birliği’nin su politikaları ile Türkiye’nin su yönetimi arasındaki ilişkinin gençlerin perspektifinden ele alınması oluşturuyor.
İklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha görünür hale geldiği bir dönemde su güvenliği, yalnızca çevresel bir mesele olmaktan çıkarak ekonomik ve toplumsal dayanıklılığın temel unsurlarından biri haline geliyor. Su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması ve gelecek nesiller için sürdürülebilir biçimde yönetilmesi artık ülkelerin uzun vadeli politikalarının önemli başlıklarından biri.
“Yapay Zekâ Çağında Görünmeyen Su İzimiz” projesi, gençlerin bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, değerlendiren ve tartışan aktörler olmasını hedefliyor. Avrupa’daki su politikaları ile Türkiye’deki uygulamaların gençlerin gözünden değerlendirilmesi, farklı bakış açılarının bir araya gelmesine ve ortak çözüm önerilerinin geliştirilmesine zemin hazırlayacak.
Altı ay boyunca yürütülmesi planlanan proje kapsamında yaklaşık 450 gencin sürece dâhil edilmesi hedefleniyor. Proje sürecinde gençlerin su krizi, iklim değişikliği, dijital teknolojiler ve yapay zekâ arasındaki ilişkiyi farklı yönleriyle ele alabilecekleri öğrenme ve katılım ortamlarının oluşturulması amaçlanıyor.
Buradaki temel hedef yalnızca bilgi aktarmak değil. Gençlerin araştırması, sorgulaması, tartışması ve kendi görüşlerini ortaya koyması projenin merkezinde yer alıyor.
Bu yaklaşım sayesinde gençlerin eleştirel düşünme, araştırma, iletişim, takım çalışması ve savunuculuk becerilerinin geliştirilmesi; aynı zamanda çevresel sorumluluk ve sürdürülebilir dijital kullanım konusunda daha güçlü bir farkındalık kazanmaları hedefleniyor.
Ortaya çıkacak fikirlerin yalnızca proje süresi içerisinde kalmaması, gençlerin su politikaları ve sürdürülebilirlik alanında daha uzun vadeli bir katılım kültürü geliştirmesine katkı sağlaması da projenin önemli amaçlarından biri.
Uluslararası Su Kuyusu Yardım Derneği için suya erişim, yalnızca teknik bir altyapı meselesi değil; insan hayatını, toplumsal gelişimi ve gelecek nesilleri doğrudan ilgilendiren bir sorumluluk alanıdır.
Bu nedenle su kuyularından su çözüm projelerine, su farkındalığından uluslararası iş birliklerine kadar yürüttüğümüz çalışmaların merkezinde sürdürülebilirlik anlayışı yer alıyor. Erasmus+ kapsamında kabul edilen bu yeni proje ise bu yaklaşımı gençlik katılımı ve dijital dönüşüm perspektifiyle daha ileri bir noktaya taşıyor.
“Yapay Zekâ Çağında Görünmeyen Su İzimiz” ile gençlerin suyu yalnızca tüketilen bir kaynak olarak değil, geleceğin teknolojileri, şehirleri, ekonomileri ve yaşam biçimleriyle birlikte düşünmeleri amaçlanıyor.
Çünkü suyun geleceği yalnızca bugünün politikalarıyla değil, geleceğin kararlarını verecek gençlerin bugün kuracağı fikirlerle şekillenecek.
Uluslararası Su Kuyusu Yardım Derneği olarak bu projeyle gençlerin sesini su politikalarının geleceğine taşımayı, görünmeyen su izlerini görünür kılmayı ve teknoloji ile sürdürülebilirlik arasında daha güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Bu proje, bizim için yalnızca yeni bir Erasmus+ projesi değil; suyun geleceğini gençlerle birlikte düşünmek, tartışmak ve şekillendirmek için atılmış yeni bir adım.